Close

LOGIN

Close

Register

Close

Lost Password

Sanat Dolu Bir Ev

Renklerle dolu sıra dışı dokunuşlarıyla İdil ve Yiğit Yazıcı çiftinin evindeyiz..

Bu evin yerine bu salonun diyerek söze başlayacağım çünkü sıra dışı bir yerdeyiz. Bu salonun ana fikri ferahlık ve boşluk hissi. Mekan resim yapabilmek için açık tonlarda, tüm gün ışık alan bir konum ve mimaride. Yaklaşık 20 yıldır başka bir yaşam biçimi bilmediğini ifade ettiği, adres olarak Moda’dan Fenerbahçe’ye ve son olarak Nişantaşı’na uzanan yaşamıyla ressam Yiğit Yazıcı’nın atölye evindeyiz. Cephesinin Teşvikiye Camii’nin bahçesini kucakladığı, 1900’lerin başında inşa edilmiş bu apartmanda, Yazıcı çiftinin yaşantısı, üçüncü yılını doldurmuş.

Yazıcı çiftinin renk dolu evi

 

Ahşap sevgisi
Evin her köşesiyle kendi uğraşmayı seviyor, Yiğit Yazıcı. “Elimden gelen bir işse ve o mobilyanın hiç kimsede olmayacağını biliyorsam, bu bana mutluluk veriyor. Beni heyecanlandıran, hayal edebildiğimi yapabilmek. Hayal kurabiliyorsam, çizme yeteneğim varsa, ölçüp biçebiliyor ve aletlerimi kullanabiliyorsam eğer… Ağacı da bu kadar çok seviyorken gidip mobilya almak yerine kendim yapıyor veya yaptırıyorum.” Evin atölye bölümünden mutfağa kitaplıktan masaya, alet kutularından kanepeye birçok mobilya sanatçının elinden çıkmış. Kendi dokunuşu olan eşyaların evin ruhunu tamamen değiştirdiğini ifade eden ressam, standart beklentilerden uzak evin salonunun resim yapılan alan olduğunu ön planda tutarak ihtiyaçlarına göre yaşam düzenini oluşturmuş.

Yazıcı çiftinin renk dolu evi

 

Renklerin içinde
Söz konusu boyalarla yaşamak olunca insan merak etmeden duramıyor, ancak eve girdiğiniz anda boyalara dair onların bu evi ne kadar renklendirdiğini ve evin boya kokmadığını fark ediyorsunuz. Bunu Yiğit Yazıcı bize hemen açıklıyor, “Atölye ev yaşamını tercih etmemin belirleyici yanı su bazlı boyalarla çalışıyor olmak, kuruması hızlı ve kokusu olmayan ve diğer boyalara göre zararı daha az. Muslukta fırçanı yıkıyorsun, suyla her işini görebiliyorsun, suyun sağlığı evin içerisine yayılıyor.” Evin resim yapılan bölümündeki mobilyalar ve aslında tüm yaşam modüler; bu sayede sanatçı istediği alanda resim yapabiliyor, istedikleri alanda yemek yiyebiliyorlar. Evlerini ziyaret eden konuklar da bu durumdan hiç şikayetçi değil; tam tersi bu denli devinimi olan bir üretim mekanında olmak onlara kendilerini iyi hissettiriyormuş. Biz de aynı ruh haline kapıldık, itiraf ediyoruz. Çünkü onun sözleriyle, “Bence mekanlar insanların samimiyetlerini de yansıtıyorlar. Her anlamda rahatlık, açıklık, paylaşımcı olmak, yaratıcı olmak…”

Yazıcı çiftinin renk dolu evi

 

Dünyadan beslenmek
Sanat hayatının yoğun temposuna ayak uydurmak için sürekli beslenmek gerekliliğinden dem vuran ressam, en çok seyahat etmekten besleniyor. Birbirlerinden neredeyse hiç ayrılmayan çift, tüm seyahatlerine birlikte çıkıyorlar. En son Beyrut’u ziyaret etmişler, sebebi ise bu ay başında ressamın Beyrut’ta bir kişisel sergisi gerçekleşiyor. Ayrıca her yıl Haziran ayında gerçekleşen Art Basel Fuarı’nı ziyaret ettikten sonra her seferinde farklı şehirleri gezdikleri bir Avrupa turu yapıyorlar. İdil Yazıcı için bu seyahatler bir anlamda gereklilik çünkü Yiğit Yazıcı’nın stüdyo koordinatörlüğünü yürüyor. 2009 yılında kurdukları Hat Art Fruit isimli bir sanat platformu bulunuyor. Uluslar arası fuarlara başvurmak galerilerle yazışmak ve koleksiyonerleri ağırlamak onun işi çünkü ressamın resim yapmaktan ve insanlarla iletişim kurmaktan diğerlerine yetişemiyor.

Yazıcı çiftinin renk dolu evi

 

Hazırlayan: Besray Köker
Fotoğraflar: Engin Aydeniz

0 0 votes
Bu İçeriğ Puanla!
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments